İstanbul’un 7 tepesi
(No Ratings Yet)
Loading...

İstanbul’un 7 tepesi

Istanbul Belediyesinin amblemindeki yedi küçük üçgen, üzerinde şehrin kurulduğu tepelerin simgesi olarak bilinir. Peki bu tepeler hangileridir?

Istanbul’un simgesi olmuş bu tepeler şehrin surlarla çevrili olan Konstantiniye (Constantinople) olarak bilinen en eski bölümünde. Eski Roma yedi tepe üzerinde bulunduğu gibi, Yeni Roma olarak kurulan bu güzel şehir de öyle ün yapmış.

“Istanbulu en iyi bilenimiz” John Freely’nin kitabında bu tepeler tek tek anlatılmış. Tepelerin isimleri artık unutulmuş, ama üzerinde anlaşılan bir numaralama sistemi var:

1. Topkapı Sarayı, Sarayburnu, Ayasofya
2. Çemberlitaş, Nurosmaniye Camisi, Cağaloğlu
3. Beyazıt Camisi, Üniversite, Süleymaniye Camisi
4. Fatih Camisi, Zeyrek Kilise Camisi
5. Yavuz Selim Camisi, Rum Lisesi, Fener
6. Edirnekapı, Mihrimah Camisi, Tekfur Sarayı
7. Çapa, Cerrahpaşa, Haseki Külliyesi, Samatya

Yedi tepe’nin ilki,Sarayburnu’ndan içeri doğru yükselen Ayasofya’nın, Sultanahmet Camisi’nin ve Topkapı Sarayı’nın bulunduğu yükselti. Burada Ayasofya ile Sultanahmet Camii’ni görürüz. 17. yüzyıl başında Sedefkâr Mehmet Ağa’nın yaptığı Sultanahmet Camii dünyadaki tek altı minareli cami özelliğini taşıyor.
İkincisi Nuruosmaniye Külliyesi’nin bulunduğu, Çemberlitaş’ın yer aldığı yükseltide yer alan Bizans’tan kalan Konstantin sütunu, bugün de kent silüetinde kendini belli eden bir biçim olarak karşımıza çıkıyor. Ama daha belirgin olarak Nuruosmaniye Camii’ni görüyoruz. 2. Mahmut zamanında başlayıp 3. Osman zamanında biten cami Osmanlı barok tarzını yansıtır ve Sinan ustanın eseridir.
Üçüncüsü İstanbul camilerinin en görkemlisi Süleymaniye, İstanbul Üniversitesi merkez binası olan eski harbiye nezareti’nin bulunduğu yeri de içine alan üçüncü tepede yer alıyor. (Beyazıt Kulesi ve camisiyle yan yana). Sinan’ın bu kentteki en anıtsal eseri dört minaresiyle görkemli bir manzara çiziyor ve Kanuni Sultan Süleyman’ın yüceliğini dünyaya ilan ediyor.
Dördüncüsü, Unkapanı-Yenikapı hattında bir vadi geçer ve kenti adeta ikiye böler. Güneyde Lykos Deresi vadisine ve Aksaray’a doğru inen, kuzeyde dik yamaçlarla haliç sahiline kavuşan yerde yer alan dördüncü tepeyle üçüncü tepeyi Valens kemeri (bozdoğan) birbirine bağlıyor. Dördüncü tepenin üstünde Bizans döneminde Havariyun Kilisesi varken, Osmanlı döneminde onun yerini Fatih Sultan Mehmed’in camisi almıştır.
Beşinci tepe Haliç’in hemen kıyısından dik bir yokuşla yükselir. Fener’in üstündeki, Çarşamba’ya geliriz. Yavuz Sultan Selim’in Camisi bu tepenin üzerinde yapılmıştır. Oğlu Süleyman’ın saltanat döneminde tamamlanan caminin mimarı kesin olarak bilinmez; ama tarzı, fetih öncesinin Osmanlı camilerini andırır.
Altıncısı, kentin en yüksek tepesi Edirnekapı’nın bulunduğu yerdedir. Bu noktada, mimar Sinan’ın kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan için yaptığı mihrimah Camii’ni görüyoruz. Dört duvardaki dört büyük kemer kubbeyi destekler. Bu planda çok sayıda pencere açmak mümkün olmuştur ve bu nedenle burası İstanbul’un en aydınlık camisi ünvanını taşır.
Tepelerin altısı Haliç’e yakın sıralanırken, yedincisi Marmara’ya daha yakındır. Aksaray semtinden surlara ve Marmara sahiline kadar giden bölgede yer alan yedinci tepenin bir tepeden çok bir sırt olduğu da söylenebilir. Sırtın en yüksek noktasında, Sadrazam Cerrah Mehmed Paşa’nın yaptırdığı Cerrahpaşa Camii görülür. Erken 17. yüzyıl eseri olan caminin mimarı Sinan’ın kalfalarından Davut Ağa’dır.

İstanbul’un 7 tepesi · Etkinlik Yorumları

Benzer Etkinlikler

Kalbim Mühürlenmeden Resim Sergisi-Tülay Hayat Kılık afiş

Kalbim Mühürlenmeden Resim Sergisi-Tülay Hayat Kılık

Çağımızda yaşayan insan kalabalığının büyük çoğunluğu, buradaki sonlu hayata aldanarak kendisini ayaklarından zincirlerle dünyaya bağlamış ve ölümsüzlüğün yaşanacağı cennete sırtını dönmüş durumdadır. Kutsal olanla ilişkisini kesen estetikle de kesmiş olur. Gücün, şöhretin ve sınırsız hazzın kölesi durumuna düşer. İnsan varlığın hammaddesini kimin yarattığını unutarak seküler bir kumpasın içerisine kendini kilitlemiştir. İnsanda sanıldığından daha yüksek bir […]

İstanbul – Şiirsel Bir Yorum afiş

İstanbul – Şiirsel Bir Yorum

Devrim Erbil ‘’ İstanbul – Şiirsel Bir Yorum’’ Resim Sergisi 11 Ekim – 30 Kasım 2017 Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu, 11 Ekim 2017 akşamı saat 18.30’da açılışı gerçekleşecek olan Devrim Erbil’in “İstanbul-Şiirsel Bir Yorum” resim sergisine ev sahipliği yapacak! 30 Kasım 2017 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak olan sergide Devrim Erbil’in şiirsel bir […]

Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali afiş

Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali

Türkiye’nin en kapsamlı fotoğraf festivali Fotoİstanbul 30 Eylül 2017’de kapılarını dördüncü kez açıyor!

BEYOĞLU’NDA KLASİK SANATLAR SERGİSİ afiş

BEYOĞLU’NDA KLASİK SANATLAR SERGİSİ

BEYOĞLU’NDA KLASİK SANATLAR SERGİSİ İstanbul’un hatta tüm Türkiye’nin kültür-sanat merkezi Beyoğlu’nda ki Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu, geleneksel Ramazan etkinlikleri kapsamında, İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi’nin çok önemli sergisine ev sahipliği yapacak! Türk kültür ve sanatlarımıza önemli katkı sağlayacak olan sergi, Ramazan etkinliklerinde zengin içeriğiyle, şimdiye kadar ki sergiler içinde muhteva ve sanatkar sayısı bakımından […]

Abidin Dino Son İzler afiş

Abidin Dino Son İzler

Abidin Dino Son İzler 23 Mayıs – 17 Haziran 2017 tarihlerinde sanatseverlerin ziyaretine açık. Tarih:23 Mayıs – 17 Haziran 2017 Yer:Vişnezade Mah.Bakkal Bilal Sok.No:2 Beşiktaş – İSTANBUL